E-BÜLTEN

Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Hüseyin Akdeniz, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

Akdeniz mesajında şunları söyledi; Umutların tükendiği bir dönemde, ülkenin ve milletin içinde bulunduğu imkansızlıklara boyun eğmeyerek, Türk milletinin yeniden daha güçlü ve saygın bir şekilde tarih sahnesine çıkmasını sağlamış, sadece vatanı kurtarmak emeli ile uğraşmamış, vatan toprakları üzerinde yaşayan milletin ruhunda devrim yaparak sönmez bir azim ve irade ile ebedî barış ve çağdaş bir hayat ateşi yaratmış eşsiz önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

O sadece savaşların büyük komutanı değil, dünya barışının da koruyucusu ve savunucusudur. Dünya barışının önemine vurgu yapmak için söylediği; “Yurtta barış, dünyada barış” sözü, sadece ülkemiz tarafından değil, tüm dünya tarafından örnek alınmış ilkedir. Onun büyük bir lider ve dahi olduğunu sadece bizler değil, dünya liderleri de kabul etmiştir. İngiltere Başbakanı David Llyod George’nin “Yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dahi, çağımızda Türk Milleti’ne nasip olmuştur” cümlesi bunun en canlı kanıtıdır.

İlke ve devrimlerinle aydınlattığın uygarlık yolunda akıl ve bilimsel doğruların rehberliğini esas alan ve onu ebedi kılan fikir ve düşünceleriniz, geleceğimize yön vermeye devam edecektir. Yüce Türk Ulusunun onur ve haysiyetini koruyarak, bu ülkeyi çağdaş ve örnek bir cumhuriyet haline getirilebileceğini bütün dünyaya gösteren ve bunu tarihe altın harflerle yazdıran Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal  Atatürk’ü ölümünün 78. Yılında sonsuz minnet, şükran ve rahmetle anıyoruz. Ruhun şad olsun.

Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Hüseyin Akdeniz Büyükşehir yasasında bir değişiklik yapılacaksa yerel yönetimlerin en uç kolu olan muhtarlık müessesesinin de bu değişiklik kapsamı içinde değerlendirilmesinin gerektiğini düşündüğünü söyledi.

Akdeniz, Nasıl bir değişiklik yapılacağını muhtarlarında bilmediklerini ifade ederek,  ‘’Eğer Büyükşehir yasasında bir düzenlenme yapılacak ise, ki öyle gözüküyor mutlaka yerel yönetimin son halkası olan biz muhtarlıklarında görüşülmesinin olacağını düşünüyorum’’dedi.

Akdeniz konuşmasına söyle devam etti:  ‘’Mahalle yönetimlerinin temel sorunu kamu yönetimi sistemi içerisindeki yerini belirsizliğidir. Mahalle yönetimleri merkezi idarenin mahalle ölçeğinde uç birimi gibi çalışmakta kendine verilen yasal görevleriyle birlikte hizmetlerin yürütülmesinde merkezi yönetime ve yerel yönetime yardımcı olmaktadır.

Kent yönetim sisteminin temelinde, "hizmetlerde etkinlik" ve "demokratik katılımın" ve “sorumluluk” ilkelerinin yürürlüğünün sağlanması için gerekli koşulların yaratılması önem taşımaktadır. Günümüzde demokratik yerel yönetimlerden beklenen, sadece seçime iştirak eden belde halkının diğer katılım yollarını da kullanarak kent yönetiminin içinde yer almasına izin vermek değil, aynı zamanda heterojen yapıya sahip kent halkının seçilenler eliyle temsil edilebilmesi ve meclis içinde de demokratik yapılanmanın en geniş anlamıyla gerçekleştirilebilmesidir.

Mevcut Belediye kanunun 13 maddesi ’’Hemşerilik Hukuku’’ başlığı altında düzenlenen hemşehrilerin hak ve borçları çağdaş ilkelerin üzeri küllenmiş olan düzenlemeleri kapsadığı düşünüldüğünde, tarihsel-geleneksel dinamikleriyle mahallenin günümüz toplumunda işlevini sürdürebilecek kazanımları bulunduğu yeni ve çağdaş yapılanmayı amaçlayan hukuki-örgütsel düzenlemelerin bir an önce gerçekleşmesidir. Buna bağlı muhtarlık kurumunun Büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyesiyle olan karşılıklı çalışma yapısı daha da güçlendirilmelidir.

Genel/Yerel Muhtarlık ilişkisinin yeniden dizayn edilmesi, muhtarlığın mahalle ölçeğinde Belediyenin yürüttüğü kimi hizmetlerin gözetleyicisi- denetleyicisi olması, kimi işlemlerin başka bir kuruma gerek kalmadan muhtarlıkta tamamlanabilmesi, örneğin,nüfus müdürlüklerine gitmeden kayıt işlemlerinin muhtarlıktan yapılabilmesi gibi, vatandaşa ilave bir yük getiren değil, aksine kurumları onlara yaklaştırarak ve tek bir işlemde bitirilebilecek olanları muhtarlıkta bitirmeye imkan veren akılcı düzenlemeler yapılabilir.

Bugün baktığımızda muhtarlar, Sosyal yardımlaşma Mütevelli heyetleri içinde bir köy ve bir mahalle muhtarı olmak üzere, İnsan Hakları kurullarında, Emlak Takdir Komisyonunda hatta bir sivil toplum örgütünün delege seçimlerinde sandık kurulu başkanı olarak görev yapıyor. Bu yetkiler katılımcılığı ortak akla dayanan uzlaşmacılığı ve kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma, dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, ve yerinden yönetim ilkelerini ön plana almaya önemli bir güç oluşturdukları ortadadır

Mahalle önce kendi içinde iletişim ağlarını, bir anlamda ortak yaşamı ortak yönetime dönüştürücü iç bağlantılarını kurmak zorundadır. Halkın yerel karar ve denetim süreçlerine katılması için mahalle ölçeğinde mekanizmalar yaratılması gerekmektedir. Bu mekanizmalar, sokak, site, blok, kadın, genç, yaşlı, emekli, çalışan vb. gibi hem mekânsal, hem de durumsal özelliklerin sistematiği üzerine inşa edilebilir.

Mahalleler belediye sınırları içinde güçlerini birleştirerek mahalle birlikleri oluşturabilir, kent üst yönetimleri karşısında kararları belirleyici konum kazanabilirler. Bunun için mahallenin ortak yararlarını belirlemek, bunları dile getirme stratejilerini saptamak için düzenli olarak belirli yer ve zamanlarda mahalle halkını olabildiğince doğrudan katılımla bir araya getirebilmek, müzakere toplantıları organize edebilmek önem taşımaktadır.

Mahalle muhtarlarının, belediyelerin stratejik plan yapım süreçlerinde, ihtisas komisyonlarında, meclis toplantılarında, mahallelerine ilişkin görüş ve yaklaşımları iletebilmeleri ve belediyenin, mahalleleri ilgilendiren konularda, ilgili mahalle yönetimlerini muhatap alma zorunluluğu yasal hale getirilebilir.

Belediye Meclisi kararlarının mahalle muhtarlıklarında ilan edilmesi, meclis gündeminin önceden mahalle halkına duyurulması ve sakinlerin toplantıları izlemeye davet edilmesi, kent yönetimine ve yaşamına bilinçli katılım imkânı sağlayabilir. İnsanların mahallelerinden kente doğru kamusal ilgi alanları gelişir. Mikro sorunları, makro düzeylerle karşılaştırabilme imkânı bulunabilir. Mahalle yönetiminin üst düzeydeki belediye yönetimiyle yakın temas içinde bilgi ve görüş alışverişinde bulunması ve karar süreçlerine mahallelerin etkin katılımının sağlanması mevzuatta düzenlenebilir.

Mahallenin, merkezi ve yerel işlevleri birlikte yürüten özgün konumunu sürdürmesi öngörülmelidir. Bununla birlikte, mahallenin demokratik yerel yaşamın yapı taşı olan bilinçli vatandaşlardan müteşekkil bir kolektif yaşam alanı olarak tasarlanması gerekmektedir. Bu nedenle mahalle, politik temsiliyete dayalı bir yönetim yapısı değil, ortak yaşam algısının, bir arada yaşamanın gerektirdiği öz saygı, hak ve sorumluluk bilincinin geliştirilmesine dönük bir kamusal alan olarak yapılandırılmalıdır.

Türkiye’nin getirdiği yenilikler, sosyo-ekonomik ve teknolojik gelişmeler, hızlı şehirleşme ve yerinden yönetim ilkesinin içinde değerlendirilmesi gerektiğinde vatandaşa en yakın birimlerce sunulacak hizmetlerin katılımcı, çağdaş ve eğitimli bir şekilde mahalle sakinini sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması yönünde muhtarlar yeni vasıfları yakalamanın ve kendi kabuğunu kırmanın gelişimini yaratmak istemektedirler’ ’dedi.

 

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Hüseyin Akdeniz bir mesaj yayınladı. Akdeniz 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajında ‘’Cumhuriyet; yeni kurulan bir devletin, ulusal bağımsızlığını kazanabilmek için giriştiği eşsiz bir mücadelenin sonucunda elde ettiği büyük bir kazanım olduğunu söyledi.

Akdeniz mesajına söyle devam etti: ‘’Egemenliğin kayıtsız, şartsız milletin olduğu bu yönetim biçimi, Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkese birey olma hakkını vermiş ve sorumluluğunu yüklemiştir. Devletin ve toplumun geleceğinden kendini sorumlu tutma bilincine erişmiş, etkin bireyi var eden bu anlayış, insanlığın ortak değeri olan uygarlığın gelişimine büyük katkılar sağlamıştır.

Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan bugüne kadar, demokrasinin tüm kazanımlarına, bireysel hak ve özgürlüklerine, insan haklarına, düşünce ve ifade özgürlüğüne, Hukukun üstünlüğü ilkesine, adalet ve demokrasi normlarına geçmişte olduğu gibi gelecekte de sahip çıkacak evlatlarını daima yetiştirmiş ve yetiştirmeye de devam edecektir. Bağımsız, güçlü ve çağdaş Cumhuriyetin güvencesi Atatürk ilke ve inkılâplarının korunmasıyla mümkündür.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk şöyle der; “Toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitlik ve adaletin devamlı şekilde sağlanması ve korunması ancak ve ancak tam ve kat'î mânisiyle millî egemenliğin kurulmuş bulunmasına bağlıdır. Bundan ötürü hürriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası millî egemenliktir. Toplumumuzda, devletimizde hürriyet sonsuzdur. Ancak onun hududu, onu sonsuz yapan esasın korunmasıyla mevcut ve çevrilidir."

Cumhuriyetimizin 93. yılını sevinçle kutladığımız bu anlamlı günde, Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu olarak, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve kahraman silah arkadaşlarını, bu toprakları bizlere bahşeden şehitlerimizi ve gazilerimizi sonsuz minnet, şükran ve rahmetle anıyoruz. Nice 93 yıllara.’’ dedi.